Başevirgen: Tarımsal girdi maliyetleri çiftçiyi zorluyor

TAKİP ET

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tarımsal girdi maliyetlerindeki artışa dikkati çekerek, söz konusu artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirtti.

 CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tarımsal girdi maliyetlerindeki artışa dikkati çekerek, söz konusu artışın çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirtti.

Başevirgen, yaptığı yazılı açıklamada, TÜİK’in Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi raporuna göre şubat ayında tarımsal girdi fiyatlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 31,55 arttığını, aylık artışın ise yüzde 3,10 olarak gerçekleştiğini ifade etti.

TÜİK verilerine göre dahi maliyetlerdeki artışın yüksek olduğunu vurgulayan Başevirgen, “TÜİK’e göre bile yıllık 31,55 maliyet artışı yaşayan çiftçilerimizin girdi maliyetleri reelde ise en az yüzde 50-60 oranında arttı. İktidar ise girdi maliyetleri altında ezilmelerine rağmen, fedakarlıklar içinde üretmeye devam eden çiftçilerimizi duymuyor, görmüyor, hiçbir destekte bulunmuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Üreticilerin en fazla maliyet yüküyle karşılaştığı kalemlere de değinen Başevirgen, veterinerlik harcamalarının yüzde 41,37, yemin yüzde 37,70, gübrenin yüzde 36,89 ve tohumun yüzde 34,58 oranında arttığını belirtti.

Bu artışların üretim üzerindeki etkilerine işaret eden Başevirgen, “Üreticimizin besicilik yapmak ya da mahsul almak için kullanması gereken tüm kalemlerdeki bu yüksek artış artık iktidar tarafından göz ardı edilemez. TÜİK’e göre bile yüzde 32’ye dayanan yıllık girdi maliyetleri, çiftçinin tarlasında daha fazla hissedilirken iktidar derhal çiftçinin hakkı olan desteği, çiftçiye vermelidir.” ifadelerini kullandı.

Başevirgen, söz konusu artışlara ABD-İsrail-İran savaşının etkisiyle mazot fiyatlarındaki yükselişin henüz yansımadığını belirterek, “Üstelik bu yüzde 32’ye varan artışta henüz ABD-İsrail-İran savaşının etkilerinden kaynaklanan mazot artışının yansımaları yer almıyor. Mazottaki fiyat artışının da girdi maliyetlerine yansımasıyla TÜİK’e göre bile korkunç bir tabloyla karşı karşıya kalacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Gıdanın milli güvenlik meselesi olduğunu ifade eden Başevirgen, üretimde yaşanan sorunlara dikkat çekerek, “Gıda artık tüm ülkeler için bir milli güvenlik meselesidir. Üretmeyen, gıdada dışa bağımlı olan ülkeler fakirleşmeye mahkumdur. İktidar ise göz göre göre bu bağımlığa yol açıyor.” görüşünü paylaştı.

Çiftçilerin borçluluğuna da değinen Başevirgen, “Çiftçilerimizin banka ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 400 milyar liralık borcu giderek büyüyor. Girdi maliyetlerini karşılamak için kredi çeken çiftçi, hasat sonrası borcunu kapatamıyor ve yeniden borçlanmak zorunda kalıyor. Bu kısır döngü, birçok üreticiyi tarımdan kopardı, koparmaya da devam ediyor. Bunun yanında özellikle genç nüfus tarımdan uzaklaşıyor. Kırsalda yaşayan gençler, geleceğini tarımda görmediği için şehirlere göç ediyor.” ifadelerini kullandı.

Başevirgen, çiftçilere yönelik destek çağrısında bulunarak, “Türkiye’de çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. İktidar ise çiftçinin hakkını çiftçiye vermemekte ısrar ediyor. Tekrar tekrar uyarıyoruz. İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi düştüğü bu bataktan çıkarmak zorunda. Çiftçiyi üretime teşvik etmek, gerekli destekleri sağlamak zorunda. Aksi takdirde ete hasret vatandaşımız, taneyle aldığı sebzeye, meyveye de ulaşamayacak.” değerlendirmesinde bulundu.