CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, bireysel ve ihtiyaç kredilerinde uygulanan yüksek faiz oranları ile fon ve vergi kesintilerinin, politika faizindeki düşüşlere karşın yurttaşın borç yükünü artırmayı sürdürdüğünü belirtti.
Bakırlıoğlu, resmi faiz indirimlerinin krediye erişimi kolaylaştırmadığını, bankacılık sistemi aracılığıyla vatandaşın ek maliyetlerle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Kredi kullananların yalnızca faiz değil, kaynak kullanım destekleme fonu ve benzeri kalemler nedeniyle toplamda yaklaşık yüzde 30’a ulaşan ilave kesintilere maruz kaldığını aktaran Bakırlıoğlu, “Merkez Bankası ayrı, bankalar ayrı konuşuyor.” dedi.
Ekonominin “dostlar alışverişte görsün” anlayışıyla yönetildiğini savunan Bakırlıoğlu, geliri azalan vatandaşların krediyle ayakta kalmaya çalıştığını dile getirdi. Faiz indirimlerinin kağıt üzerinde kaldığını öne süren Bakırlıoğlu, bankaya giden yurttaşın karşılaştığı tabloda değişiklik olmadığını, faiz yüküne ek olarak fon ve vergi kesintileriyle gerçek borçlanma maliyetinin arttığını kaydetti.
Para politikası kararlarının reel ekonomi ve hanehalkına yansımasının büyük ölçüde ortadan kalktığını belirten Bakırlıoğlu, politika faizindeki değişimlerin kredi faizlerine yansımadığını, tahsil edilemeyen bireysel kredi oranlarındaki yükselişin de bunu doğruladığını söyledi. Geliri düşen vatandaş, esnaf, çiftçi ve emeklilerin kredi ve kredi kartlarıyla geçinmeye çalıştığını ifade eden Bakırlıoğlu, yüksek faiz ve ek kesintilerin borç sarmalını derinleştirdiğini öne sürdü.
Politika faizinde düşüşe rağmen ihtiyaç kredisi faizlerinin yüksek seyrettiğini belirten Bakırlıoğlu, faiz dışındaki fon ve vergi kesintilerinin toplamda yaklaşık yüzde 30’a ulaştığını, bunun da vatandaşın karşılaştığı gerçek borçlanma maliyetini katladığını kaydetti.
Bakırlıoğlu, 200 bin liralık 24 ay vadeli ihtiyaç kredisi için aylık taksidin 15 bin 790 lira, vade sonunda ödenecek toplam tutarın ise 379 bin liraya çıktığını belirtti. Bu kredi için 137 bin 700 lira faiz ile 41 bin 300 lira vergi ve fon ödendiğini aktaran Bakırlıoğlu, Merkez Bankası’nın faiz indiriminin vatandaşa yansımadığını savundu.
Yüksek faiz ve kesintiler nedeniyle kredi borcunu ödeyemeyenlerin arttığını ifade eden Bakırlıoğlu, 16 Ocak haftasında ihtiyaç kredilerinde takibe düşen oranının yüzde 5,5’e yaklaştığını, bu oranın 2025’in aynı döneminde yüzde 4,2 olduğunu bildirdi. Benzer tablonun kredi kartı borçlarında da görüldüğünü kaydeden Bakırlıoğlu, kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarında üst sınır bulunduğunu, benzer bir uygulamanın ihtiyaç kredileri için de getirilmesi gerektiğini söyledi.
KKDF ve BSMV oranlarının düşürülmesi çağrısında bulunan Bakırlıoğlu, ekonomik yönetim nedeniyle alım gücü azalan yurttaşların borçlandığını, yüksek faiz, fon ve vergiler yüzünden borçlarını ödeyemez hale geldiğini ifade etti. Takipteki alacak oranlarındaki artışın sorunun bireysel değil yapısal olduğunu gösterdiğini savunan Bakırlıoğlu, vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının 2-9 Ocak haftası verilerine göre 5 trilyon 976 milyar liraya ulaştığını belirtti.
İhtiyaç kredisi faizinin 2 Ocak’ta yüzde 54,48’e çıktığını, 2-9 Ocak haftasında ise 9 puan artarak yüzde 63,53’e yükseldiğini aktaran Bakırlıoğlu, Merkez Bankası faiz indirirken bankalara başvuran yurttaşların farklı oranlarla karşılaştığını ifade etti. Faiz politikasının bankaları değil üretimi ve vatandaşı koruyacak şekilde ele alınması gerektiğini belirten Bakırlıoğlu, aksi halde faiz indirimi söyleminin sonuç doğurmayacağını kaydetti.












