Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Onkoloji Enstitüsü Müdürlüğünün ev sahipliğinde düzenlenen “Translasyonel Onkoloji Sempozyumu”nda, kanser araştırmalarında disiplinler arası iş birliğini güçlendirmeye yönelik kapsamlı oturumlar gerçekleştirildi; kanserin moleküler temellerinden klinik uygulamalara uzanan güncel yaklaşımlar ele alındı.
Alanında uzman akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen sempozyumda, kanserle mücadelede yenilikçi stratejiler ve translasyonel araştırmaların önemi vurgulandı. Toplantı boyunca temel bilimlerden klinik uygulamalara uzanan geniş bir perspektifle kanser araştırmalarındaki son gelişmeler değerlendirildi.
Sempozyumun açılış konuşmasını ve ilk sunumunu DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz yaptı. Yılmaz, 2001 yılından bu yana yürüttüğü endokrin bozuculara yönelik bilimsel çalışmalarına değinerek, çevresel faktörlerin hormon duyarlı kanserler üzerindeki etkilerine dikkati çekti.
Bu alandaki çalışmaları dolayısıyla yaklaşık 2,5 yıl önce World Health Organization bünyesinde, State University of New York’ta bulunan referans merkezinde Danışma Kurulu Üyeliğine seçilen Yılmaz, çevre kirliliğinin toplum sağlığı açısından oluşturduğu riskleri bilimsel veriler ışığında değerlendirdi.
Kimyasal kirleticilerin kanser oluşum mekanizmalarına, kadın ve erkeklerde görülen hormon duyarlı kanser türlerine, infertilite sorunlarına ve çevre–gıda–insan sağlığı ekseninde alınması gereken önlemlere değinen Yılmaz, katılımcılarla kapsamlı bir sunum paylaştı. Açılışın ardından düzenlenen oturumlarda kanserle mücadele ve tedavi süreçlerine yönelik güncel başlıklar ele alınarak sempozyum bilimsel tartışmalarla devam etti.
Her yıl 4 Şubat’ta anılan Dünya Kanser Günü’nün, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmak, erken tanı ve önleme stratejilerinin önemini vurgulamak ve kanser alanındaki küresel eşitsizliklere dikkati çekmek amacıyla 2000 yılından bu yana çeşitli etkinliklerle gündeme geldiği belirtildi. Dünya Kanser Günü’nün, Uluslararası Kanser Kontrol Birliği tarafından 4 Şubat 2000’de Paris’te düzenlenen zirvede ilan edildiği ve Birleşmiş Milletler tarafından desteklendiği ifade edildi.
World Health Organization verilerine göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası teşhis edilirken, yaklaşık 9,7 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Nüfusun yaşlanması ve risk faktörlerinin yaygınlaşmasının bu yükün artmasına neden olduğu kaydedildi.
Kanserin yalnızca sağlık sistemlerini değil, ekonomik yapıyı, aileleri ve toplumun tüm kesimlerini etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna işaret edilerek, erken tanı, etkili tedaviye erişim ve önlenebilir risk faktörleri konusunda farkındalığın artırılmasının kritik önem taşıdığı vurgulandı.
Türkiye Kanser İstatistikleri 2022 Raporu verilerine göre, Türkiye’de yılda yaklaşık 223 bin yeni kanser vakası tanı alıyor. Erkeklerde kanser görülme sıklığının kadınlara kıyasla daha yüksek seyrettiği, yaş ilerledikçe riskin arttığı belirtildi. Türkiye’de en sık rastlanan kanser türleri arasında akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide kanserlerinin yer aldığı ifade edildi.












