Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, İznik Müze Müdürlüğünün davetiyle, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve koordinasyonunda Bursa’nın İznik ilçesinde yürütülen arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmalarını yerinde değerlendirdi.
DEÜ kazı ekibi ile İznik Müze Müdürlüğü iş birliğinde sürdürülen çalışmalar kapsamında Yılmaz, Hisardere Nekropolü, İznik (Nicaea) Roma Tiyatrosu ve bazilika alanlarında incelemelerde bulunarak kazı başkanlığı ve saha ekiplerinden bilgi aldı.
Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Bayram Yılmaz, kazıların bilimsel yöntemlerle ve uzun soluklu bir planlama çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti.
Yılmaz, “İznik’te sürdürülen arkeolojik çalışmalar, bilimsel yöntemlere dayalı bir planlama ve uzun soluklu bir emekle yürütülüyor. Roma Tiyatrosu ve çevresinde ortaya çıkarılan mimari kalıntılar, bu alanın Anadolu arkeolojisi açısından taşıdığı özgün değeri açık biçimde ortaya koyuyor. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak bu sürecin bilimsel niteliğini güçlendirerek sürdürmeyi önemsiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Anadolu’daki tek örnek Roma tiyatrosu
İznik (Nicaea) Roma Tiyatrosu Kazı Başkanı ve DEÜ Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aygün Ekin Meriç ise tiyatronun mimari özelliklerine ilişkin bilgi verdi.
Meriç, “Bu tiyatro, tamamen düz bir alana Roma döneminin tonoz mimarisiyle yükseltilmiş, Anadolu’daki tek örnektir. Yaklaşık 10 bin kişilik kapasiteye sahip olan yapının Roma İmparatoru Traianus döneminde inşa edildiği bilinmektedir.” dedi.
Yapının altyapısında üst üste bindirilmiş tonoz sisteminin bulunduğunu belirten Meriç, taşlar arasında harç kullanılmadığını, yapının bindirme tekniğiyle ayakta tutulduğunu ve Roma betonu olarak bilinen volkanik esaslı malzemenin yüzyıllar boyunca dayanıklılığını koruduğunu kaydetti.
Nekropol alanı ve bilimsel bulgular
Kazılar sırasında tiyatro alanındaki düşmüş blokların altında geniş bir nekropol alanının ortaya çıkarıldığını aktaran Meriç, bu alanda özellikle 1. ve 4. Haçlı Seferleri sırasında yaşamını yitiren kişilere ait iskelet kalıntılarının bulunduğunu söyledi.
Meriç, “Bilimsel analizlerden elde edilen bulgular, alanın tarihsel sürekliliğini anlamamız açısından büyük önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“İyi Çoban” freski gün yüzüne çıkarıldı
Kazı ekibi üyesi arkeolog Dr. Gülşen Kutbay da 2025 Ağustos’unda yapılan çalışmalarda ortaya çıkarılan “İyi Çoban (Çoban İsa)” freskine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Kutbay, kazılar sırasında bir hipoje mezar yapısına rastladıklarını belirterek, “Mezarın boyalı olduğu, duvarlarında çiçek motifleri ve insan figürlerinin yer aldığı tespit edildi. Özellikle ‘İyi Çoban’ tasviri, Anadolu’daki en erken duvar resmi örneklerinden biri olabilir.” dedi.
Mezarın pagan inançtan Hristiyanlığa geçiş sürecine tarihlendiğini aktaran Kutbay, bu durumun ikonografik açıdan önemli veriler sunduğunu ifade etti.
İznik (Nicaea) Roma Tiyatrosu Kazı ve Restorasyon Çalışmalarının, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve koordinasyonunda; Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türk Tarih Kurumu ve İznik Belediyesinin katkılarıyla sürdüğü bildirildi.












