Sağlık alanındaki teknolojik altyapısını geliştiren Dokuz Eylül Üniversitesi, genetik analizlerde kullanılan yüksek kapasiteli DNA dizileme cihazı NovaSeq 6000’i bünyesine kazandırdı.
DEÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı ve Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezinde kullanılmaya başlanan cihazın, nadir hastalıkların teşhis, tedavi ve izlem süreçlerinde ileri genomik analiz imkânı sunduğu bildirildi.
Cihazın, mevcut bilgiler doğrultusunda üniversite hastaneleri arasında yalnızca Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde bulunduğu belirtildi. Yeni teknolojinin klinik hizmetlerde tanı hızını artırdığı ve bilimsel araştırmalara katkı sağladığı kaydedildi.
28 Şubat Dünya Nadir Hastalıklar Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ahmet Okay Çağlayan, nadir hastalıkların küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti.
Çağlayan, nadir hastalıkların tanımının ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte Türkiye’de yaklaşık her 2 bin kişiden birinde görüldüğünü belirterek, “Nadir hastalıkların toplamda yaklaşık 8 bin farklı türü bulunmaktadır. Bu hastalıklar dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 6’sını etkilemekte olup, dünya genelinde 400 milyondan fazla birey nadir hastalıklarla yaşamaktadır. Avrupa’da yaklaşık 30 milyon, ülkemizde ise 5 ila 7 milyon arasında nadir hastalığa sahip birey olduğu tahmin edilmektedir. Nadir hastalıkların oluşumunda genetik faktörler yüzde 80 oranında rol oynamaktadır. Bu hastalıkların yüzde 70’i çocukluk döneminde ortaya çıkmakta ve ülkemizde hastaların yaklaşık üçte birinde yaşam kaybına neden olabilmektedir.” dedi.
NovaSeq 6000 cihazının sağladığı teknoloji sayesinde tanı süreçlerinde hız ve doğruluk artışı sağlandığını aktaran Çağlayan, “DEÜ bünyesine kazandırılan bu ileri teknoloji sayesinde hastalarımıza daha hızlı ve doğru tanı koyabiliyoruz. Aynı zamanda yürüttüğümüz bilimsel araştırmalarla bölgesel ve ulusal düzeyde önemli katkılar sunuyoruz. Üniversite hastaneleri arasında NovaSeq 6000 cihazının yalnızca Dokuz Eylül Üniversitesinde bulunması, nadir hastalıkların teşhis, tedavi ve izlem süreçlerinde güçlü bir translasyonel genomik altyapıya sahip olduğumuzu göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
Dokuz Eylül Üniversitesi Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezinin T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış bir merkez olduğunu belirten Çağlayan, merkezde tanı, araştırma ve genetik danışmanlık hizmetlerinin bütüncül bir yaklaşımla sunulduğunu kaydetti.
Çağlayan, “Merkezimizde genetik tanı, risk değerlendirmesi ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Bugüne kadar yaklaşık 10 bin hastaya klinik değerlendirme yapılmış, 5 bin genetik test gerçekleştirilmiştir. Ayrıca İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi ile yürüttüğümüz multidisipliner çalışmalar sayesinde nadir hastalıkların tanı ve tedavi süreçlerinde bilimsel ve klinik kapasitemizi sürekli geliştirmekteyiz.” dedi.
Dokuz Eylül Üniversitesinin sağlık alanındaki ileri teknoloji yatırımlarının hasta hizmetlerinin kalitesini artırdığı ve genetik temelli hastalıkların anlaşılması ile tedavisine yönelik bilimsel araştırmalara katkı sunduğu bildirildi.













