TBMM’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2026 bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuşan CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Tarım Bakanı’nın sunumunda yer alan tarımsal hasıla, hayvan varlığı ve üretim artışı verilerini eleştirerek açıklamaların sahadaki gerçekliği yansıtmadığını söyledi.
Bakırlıoğlu, üretim rakamlarındaki artışa rağmen Türkiye’nin hâlâ Avrupa ve OECD ülkeleri arasında gıda enflasyonunda birinci sırada olmasına dikkat çekerek, “Bu kadar üretim artmış olmasına rağmen neden hâlen gıda enflasyonunda Avrupa’da birinciyiz?” sorusunu yöneltti.
“Tarımsal hasıla söylemleri gerçekle örtüşmüyor”
Bakanlığın Türkiye’nin tarımsal hasılada Avrupa’da birinci olduğunu açıklamasına tepki gösteren Bakırlıoğlu, nüfus artışının üretim artışının üzerinde kaldığını belirtti.
Milletvekili, 2002’den bu yana nüfusun yüzde 50 artarak 85 milyona ulaştığını, sığınmacı ve düzensiz göçmen nüfusunun da ülkenin tarımsal yükünü artırdığını söyledi. Tarla bitkileri ve sebzelerdeki yüzde 30 civarındaki üretim artışının ihtiyacı karşılamadığını kaydetti.
“Hayvan sayısı beyana dayalı sayılıyor: Gerçeklerle uyuşmuyor”
Bakanlığın açıkladığı 17 milyon büyükbaş hayvan verisinin gerçeği yansıtmadığını savunan Bakırlıoğlu, tarım sayımının beyana dayalı yapılmasını eleştirdi.
“Sayım yanlış yöntemle yapılıyor, sahaya inip yerinde tespit yapılmıyor” diyen Bakırlıoğlu, önceki dönemlerde de hayvan varlığı verilerinin tartışma konusu olduğunu hatırlattı.
“Madem hayvan varlığında birinciyiz, neden ithalat yapıyoruz?”
Türkiye’nin 2010’dan bu yana 12 milyar dolarlık et ve canlı hayvan ithalatı yaptığını belirten Bakırlıoğlu, 6,5 milyon büyükbaş hayvanın yurtdışından getirildiğini söyledi.
“Madem hayvan varlığında 1’incisiniz, neden hâlâ ithalata mecburuz? Et fiyatları Avrupa’nın en yükseği. Bu ithalat bitmez; çünkü et ithalatını yöneten kurumun başına ithalatçı koyarsanız bu iş bitmez” dedi.
Şap hastalığı eleştirisi: “Aşıya erişim zordu, dağıtılan ilaç hastalığı yaydı”
Şap hastalığıyla mücadelede ciddi yönetim hataları olduğunu söyleyen Bakırlıoğlu, sınır kontrollerinin yetersiz kaldığını, kaçak hayvan girişinin engellenemediğini ifade etti.
Sahadan aldığı bilgilere göre üreticilerin parayla aşı almak zorunda kaldığını belirten Bakırlıoğlu, “Dağıtılan ilaçlar hastalığın yayılmasına neden oldu. Etken izolasyonu tam yapılmadığı için aşılanan hayvanlara hastalığı kendimiz bulaştırdık” dedi.
4,1 milyar dolarlık ekonomik zarardan söz eden raporları hatırlatan Bakırlıoğlu, kaç buzağı ve ineğin kaybedildiğine ilişkin net açıklama yapılmasını istedi.
Zeytin ve üzüm üreticisinin sorunları
Manisa’da düşük rekolte olmasına rağmen zeytin fiyatlarının düşmesinin 3–4 firmanın belirleyici olduğu tekelci yapıdan kaynaklandığını söyleyen Bakırlıoğlu, üretici birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
GTİP boşlukları nedeniyle İran, Özbekistan ve Afganistan’dan düşük kaliteli kuru üzüm girişi olduğunu belirten milletvekili, 10 bin ton olan girişin 35 bin tona çıkma riskinin bulunduğunu söyledi.
“Kuru üzümü okullarda dağıtalım” önerisi
Bölgede üretilen üzümlerin katma değerinin artırılması gerektiğini ifade eden Bakırlıoğlu, Sarıgöl’de fiyatı 15 TL’ye kadar düşen üzümlerin alkole gittiğini söyledi.
Bu ürünlerin işlenerek okullarda değerlendirilmesini öneren Bakırlıoğlu, öğrencilere haftada 100 gram kuru üzüm dağıtılmasıyla 40 bin tonluk talep oluşacağını, bunun hem üreticiye hem çocukların beslenmesine katkı sağlayacağını dile getirdi.
Gediz Havzası su krizi: “Yer altı suları tükeniyor”
Gediz Havzası’nın su fakiri hâline geldiğini belirten Bakırlıoğlu, Manisa’nın içme suyunun tamamen yer altı sondajlarından karşılandığını, seviyelerin her yıl düştüğünü söyledi.
İzmir’e verilen suyun krizi büyüttüğünü ifade eden milletvekili, bölgede yeni barajların devreye alınmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Akhisar’daki Şehit Osman Alp Barajı’nda su tutulmasına rağmen isale hattı yapılmadığı için barajın kullanılamadığını hatırlattı.
“JES suyu zehirli hâle getiriyor”
Jeotermal enerji tesislerinin yer altı sularındaki bor oranını artırdığını öne süren Bakırlıoğlu, bunun suyu kullanılamaz hâle getirdiğini söyledi. Bölgedeki mülkiyet sorunlarına ve DSİ ile yaşanan ecri misil uygulamalarının köyleri mağdur ettiğine dikkat çekti.
“Çiftçinin kasketi yirmi yıldır yerde”
Konuşmasını Tarım Bakanı’nın Manisa ziyaretinde taktığı kaskete göndermede bulunarak tamamlayan Bakırlıoğlu, şunları kaydetti:
“Bu ülkede çiftçi kasketi yıllar önce yere çalındı ve yirmi yıldır yerden kalkmadı. Görüyorum ki siz o kasketi kaldıramayacaksınız. İnşallah bizim iktidarımıza nasip olacak.”













