Manisa Şehir Hastanesi’nde, daha önce bypass ameliyatı geçiren 40 yaşındaki hastaya kalbi durdurulmadan ve göğüs kemiği açılmadan minimal invaziv yöntemle triküspit kapak cerrahisi uygulandı. Yaklaşık 5 santimetrelik kesiyle gerçekleştirilen ameliyatın ardından yoğun bakım sürecini tamamlayan hastanın tedavisi devam ediyor.Manisa Şehir Hastanesi, kalp ve damar cerrahisi alanında önemli bir operasyona imza attı. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tezcan Bozkurt tarafından hastanede ilk kez, kalp durdurulmadan minimal invaziv yöntemle triküspit kapak endokarditi ameliyatı gerçekleştirildi.Daha önce üç damar bypass ameliyatı geçiren ve kronik böbrek yetmezliği nedeniyle düzenli diyaliz tedavisi gören 40 yaşındaki Sevinç Taşkın Küçük’ün ameliyatı, mevcut sağlık sorunları nedeniyle yüksek risk taşıyordu.
Göğüs Kemiği Açılmadan 5 Santimetrelik Kesiyle Ameliyat
Hastada, diyaliz kateteri sonrasında triküspit kapak endokarditi geliştiği ve kanında sepsis tablosunun bulunduğu belirtildi. Yapılan tetkiklerde akciğer basınçlarının yüksek, triküspit kapak yetmezliğinin ise ileri derecede olduğu tespit edildi.Hastanın daha önce bypass ameliyatı geçirmiş olması nedeniyle göğüs kemiğinin açılması sırasında mevcut damarların zarar görme riski değerlendirildi. Bunun üzerine ameliyatın minimal invaziv yöntemle yapılmasına karar verildi.Operasyonda, kalp durdurulmadan ve göğüs kemiği açılmadan sağ meme altından yaklaşık 5 santimetrelik kesiyle kalp kapağındaki enfekte kitleler temizlendi. Ardından triküspit kapaktaki ileri dereceli yetmezliğin giderilmesi amacıyla sütür anüloplasti yöntemiyle kapak tamiri yapıldı.Yaklaşık 4-4,5 saat süren ameliyatın ardından yoğun bakımda üç gün takip edilen hasta, daha sonra servise alındı.Op. Dr. Bozkurt: “Hastamızın Durumu Oldukça Riskliydi”
Ameliyatı gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tezcan Bozkurt, hastanın kronik böbrek yetmezliği, düzenli diyaliz tedavisi ve geçmişte geçirdiği bypass ameliyatı nedeniyle yüksek risk taşıdığını belirtti.Cerrahi sürecin ayrıntılarını anlatan Bozkurt, hastanın mevcut durumunun kapsamlı şekilde değerlendirildiğini ve riskleri azaltmak amacıyla minimal invaziv yöntemin tercih edildiğini ifade etti.Ameliyatın ardından hastanın genel durumunun iyileşme gösterdiğini belirten Bozkurt, medikal tedavinin sürdüğünü, diyaliz uygulamasının rutin şekilde devam ettiğini ve endokardit nedeniyle başlanan antibiyotik tedavisinin uygulandığını kaydetti.Hastanın nefes darlığının azalmaya başladığını aktaran Bozkurt, zaman içerisinde akciğer basınçlarının da düşmesini beklediklerini söyledi.“Bu Süreç Bir Ekip Başarısı”
Operasyonun birçok sağlık çalışanının katkısıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Op. Dr. Tezcan Bozkurt, anestezi, perfüzyon, ameliyathane, yoğun bakım ve servis ekiplerinin yanı sıra nefroloji ve kardiyoloji ekiplerine de teşekkür etti.Bozkurt, ameliyatın planlanmasından hastanın servis takibine kadar tüm aşamalarda ekip çalışmasının belirleyici olduğunu ifade etti.Hasta Sevinç Taşkın Küçük: “Ameliyatım Sırasında ve Sonrasında Hep Yanımdaydı”
Ameliyat sonrası tedavisi devam eden Sevinç Taşkın Küçük, yaşadığı süreci anlatarak kendisiyle ilgilenen sağlık çalışanlarına teşekkür etti.Kateterinin değiştirilmesinin ardından evinde fenalaştığını ve bayıldığını belirten Küçük, ambulansla hastaneye getirildiğini ve bir süre yoğun bakımda kaldığını söyledi.Daha sonra Op. Dr. Tezcan Bozkurt ile tanıştığını ifade eden Küçük, “Kendisi çok iyi bir doktor. Ameliyatım sırasında ve sonrasında hep yanımdaydı, hiç ayrılmadı” dedi.Küçük, tedavi sürecinde kendisiyle yakından ilgilenen Nefroloji Doktoru Nurten Hanım’a, Tezcan Bozkurt’a, hemşirelere ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.