Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik – Terörsüz Türkiye için Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları” kapsamında düzenlenen Denizli Bölge Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe kararlılıkla yürüdüğünü ve bu sürecin açık, şeffaf ve milli bir zeminde ilerlediğini vurguladı.
Toplantıya İzmir, Manisa, Antalya, Aydın, Muğla, Burdur, Isparta, Uşak ve Denizli’den yoğun katılım sağlanırken; şehit aileleri, gaziler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar salonda yer aldı.
Konuşmasında Türk milletinin Anadolu’daki bin yıllık varlığına dikkat çeken Akçay, Malazgirt Zaferi, Miryokefalon Savaşı ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni, “yurt açan, yurt tutan ve yurt kurtaran” savaşlar olarak tanımlayarak, milletin istiklal ve istikbal iradesinin değişmediğini ifade etti.
“Terörsüz Türkiye süreci bir millet iradesidir”
Akçay, “Terörsüz Türkiye” sürecinin bir siyasal pazarlık ya da müzakere süreci değil, doğrudan milletin iradesine ve devletin kararlılığına dayanan, arka kapısı olmayan, şeffaf ve aracısız bir süreç olduğunu söyledi. 40 yılı aşan terör geçmişinin Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini belirten Akçay, bugün bu karanlık dönemin sonlandırılması adına yürütülen çabanın tarihsel ve toplumsal karşılığının büyük olduğunu ifade etti.
Sürecin PKK’nın silah bırakma ve kendini feshetme açıklamalarıyla somutlaştığını belirten Akçay, TBMM çatısı altında kurulan “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun çalışmaya başladığını, tüm tutanakların halkın erişimine açık olduğunu aktardı.
“Hiçbir pazarlık yok, olmayacak”
Akçay, bu sürecin bir “yeni çözüm süreci” olmadığını, devletin hiçbir zaman terör örgütleriyle masaya oturmadığını ve oturmayacağını net bir şekilde dile getirdi. “Bu süreçte hiçbir zaman pazarlık yapılmadı, yapılmayacak. Ne bir imtiyaz, ne bir gizli ajanda söz konusu. Her şey milletin gözü önünde, açık ve şeffaf şekilde yürütülmektedir” diyen Akçay, süreci eleştiren kesimlerin terörün tasfiyesinden rahatsızlık duyduğunu ifade etti.
“İç barış, dış gücün temelidir”
Türkiye’nin jeopolitik konumuna da değinen Akçay, içeride sağlanacak kalıcı barışın sadece Türkiye için değil, Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya için de istikrar kaynağı olacağını ifade etti. Terörün gölgesinin kalktığı bölgelerde artık kültürel etkinlikler, festivaller ve uluslararası spor organizasyonlarının yapıldığını hatırlatarak, üretim, istihdam ve güven ortamının güçlendiğini belirtti.
“İsrail’in maşası olmanın sonu yoktur”
Suriye’de PKK’nın uzantısı konumundaki yapıların sürece karşı direncini eleştiren Akçay, bu yapıların İsrail ve bazı dış güçler tarafından yönlendirildiğini ve bu durumun hem Türkiye’nin hem Suriye’nin geleceğine tehdit oluşturduğunu belirtti. SDG/YPG’nin mutabakatları uygulamaktan kaçındığını söyleyen Akçay, bu tutumun kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Bu bir millî seferberliktir”
Konuşmasının sonunda Akçay, bu sürecin sadece bir siyasi irade değil, tüm milletin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekti. Katılımcılara seslenen Akçay, herkesin bulunduğu alanda bu sürece destek olması gerektiğini vurgulayarak, “Bu ülkenin evlatları birbirinin kahrını çekmezse, başkalarının zehrini çekmek zorunda kalır” dedi.












