Manisa Barosu Turgutlu Avukatlarından Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ortak Basın Açıklaması: “Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz!”
Manisa Barosu’na bağlı Turgutlu avukatları, ülke genelinde ve ilçede artan kadın cinayetleri ile kadına yönelik şiddet olaylarına karşı ortak bir duruş sergilemek için bir araya geldi. “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!” sloganıyla yapılan basın açıklamasında, cezasızlık politikalarının yeni suçlara zemin hazırladığı vurgulandı.
Manisa Barosu Turgutlu Temsilcisi Avukat Büşra Turcan Teker’in okuduğu açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu ülkenin dört bir yanında her gün bir kadın daha öldürülüyor, şiddete maruz kalıyor ve susturuluyoruz. Bugün burada, bir kez daha ‘artık yeter’ demek için toplandık. Çünkü adaletin olmadığı yerde hayatlarımızın değeri kalmıyor. Her kadın cinayetinin ardından gelen cezasızlık, yeni suçlara davetiye çıkarıyor.
Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri münferit olaylar değildir; yıllardır süregelen cezasızlık politikalarının sonucudur. Failler korunmakta, deliller yok sayılmakta, kadınların yaşam hakkı ‘aile birliği’ bahanesiyle ikinci plana itilmektedir. ‘Tahrik indirimi’ ve ‘iyi hal indirimi’ gibi uygulamalarla kadın katillerine merhamet gösteren sistem, kadınların yaşam hakkının pazarlık konusu olduğunu açıkça ilan etmektedir.
Oysa Anayasa’nın 17. maddesi, herkesin yaşam hakkını güvence altına almıştır. Devletin görevi, bu hakkı korumaktır — ‘aileyi’ değil, bireyi; ‘birliği’ değil, yaşamı korumak.
2025’in ‘Aile Yılı’ ilan edilmesi ise kadınların yaşadığı şiddetin üzerini örten yeni bir perde anlamına gelmektedir. Kadınların bağımsız, özgür bireyler değil de ‘ailenin bir parçası’ olarak tanımlandığı bu anlayış, yaşadığımız eşitsizliğin ve şiddetin temelini güçlendirmektedir.
Kadına yönelik şiddetle mücadele, aileyi koruma politikalarıyla değil, kadını koruyan yasal düzenlemelerle mümkündür. İstanbul Sözleşmesi, kadınların yaşam hakkı için en güçlü yasal güvencelerden biri olmasına rağmen siyasi hesaplarla feshedilmiştir. Oysa uygulandığı sürece kadınlar yaşamakta, uygulanmadığı her durumda kadınlar ölmektedir. Bizler İstanbul Sözleşmesi’nin her maddesini savunmaya devam edeceğiz; çünkü bu sözleşme hayatımızın teminatıdır.
İlçemizde son dönemde yaşanan ve hepimizi derinden sarsan kadın cinayetleri, devletin ihmali sonucu hayatlarını kaybeden kadınlar ve Rojin Kabais dosyası gibi örnekler, kadına yönelik şiddet dosyalarındaki ihmal ve yetersiz soruşturma süreçlerinin trajik sonuçlarını göstermektedir.
Kadın mücadelesi bir yaşam hakkı mücadelesidir. Yıllardır şiddete, ayrımcılığa ve eşitsizliğe karşı direnen kadın hareketi, toplum vicdanının da mücadelesidir. Kadın mücadelesi olmasaydı koruma kararları, 6284 sayılı yasa ve toplumsal farkındalık gibi önemli kazanımlar olmayacaktı.
Biz Manisa Barosu olarak kadınların yaşam hakkını korumakla yükümlü tüm kurumları görevlerini yapmaya çağırıyor, failleri değil mağdurları koruyan adalet düzeni için mücadele ediyor ve her kadın cinayetinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Ne Turgutlu’daki kadınların, ne de adalet bekleyen hiçbir kadının sesi sessizlikte kaybolmayacak.
Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!
Çünkü susarsak, sıra hepimize gelecek.
Adalet yerini bulana, kadınlar özgürce yaşayana kadar mücadelemiz sürecektir.”












