Arabuluculuk, çok eski çağlardan beri kullanılan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabuluculuk, yeni bulunmuş bir barışçıl çözüm yöntemi değildir. Arabuluculuk, yakın dönemde “E.Y.T.” düzenlemesinden sonra emeklilik sebebiyle iş akdini sonlandıran işçiler ile işverenleri arasındaki kıdem tazminatı gibi işçilik alacaklarının ödenmesine yönelik uyuşmazlıkların ortaya çıkmasıyla birlikte hukuki mahiyeti merak edilen bir kurum halinde gelmiştir.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda Arabuluculuk; sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak tanımlanmıştır.Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebildikleri her özel hukuk uyuşmazlığı için arabuluculuğa gidilebilir.Arabuluculuk, uyuşmazlığın mahkeme dışı, hızlı ve kesin bir şekilde çözülmesini amaçlayan bir usul hukuku kurumudur.Arabuluculuğun iradi bir süreç olması gereği “zorunlu arabuluculuk” ifadesi doğru bir tanımlama olmamakla birlikte uygulamada Arabuluculuk, “zorunlu (dava şartı) arabuluculuk” ve “ihtiyari arabuluculuk” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk: Kanunlarımızda bazı uyuşmazlık türleri için mahkemeye dava açmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu vardır. Bu uyuşmazlıklar açısından arabulucuya başvurma dava şartıdır. Yani, arabulucuya gitmeden açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Hali hazırda iş hukuku (işçi-işveren) uyuşmazlıkları, ticari uyuşmazlıklar ve tüketici uyuşmazlıkları zorunlu (dava şartı) arabuluculuk kapsamında iken 5 Nisan 2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7446 sayılı kanun ile kira ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan ve komşuluk hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar da zorunlu (dava şartı) arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Düzenlemenin yürürlük tarihi 1 Eylül 2023 tarihi olarak belirlenmiş olup, 1 Eylül 2023 tarihine kadar kira ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıkları ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan ve komşuluk hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar için arabulucuya gitme zorunluluğu bulunmamaktadır.İhtiyari Arabuluculuk: İhtiyari arabuluculuk, tarafların bir arabulucuya gitme zorunluluğu olmadığı halde üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümü için dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmayı tercih etmesidir. Dolayısıyla zorunlu (dava şartı) arabuluculuk kapsamında olan uyuşmazlıklar için de ihtiyari arabuluculuk süreci işletilebilmesi mümkündür.
Arabulucu Kimdir? Nasıl Arabulucu Olunur?
Arabulucu, hukuk fakültesi mezunu, mesleğinde en az 5 yıllık deneyime sahip olan, arabuluculuk, iletişim ve görüşme teknikleri konularında uzmanlık eğitimi almış ve Bakanlıkça yapılan yazılı sınavda başarılı olmuş, arabuluculuk faaliyetini yürüten gerçek kişilerdir. Sadece Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından tutulan arabulucular siciline kaydedilmiş kişiler, arabuluculuk faaliyeti yürütebilir.Ayrıca Avukatlar da arabulucu olabildiğinden halk arasında “arabulucu-avukat” şeklinde deyimler de kullanılmaktadır.Arabuluculuk Sürecinde Tarafların Hak ve Yükümlülükleri
Arabuluculuk, mahkeme dışı alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olmasına rağmen, tarafların uzlaşma sürecinde bazı hak ve yükümlülükleri vardır. Arabuluculuk sürecinin bir anlaşmayla neticelenmesi halinde anlaşmanın uygulanabilmesi; anlaşma sağlanamadığı takdirde, tarafların ileride dava hakkını hak kaybına yol açmadan kullanabilmesi için bazı güvence mekanizmaları oluşturulmuştur.- Arabuluculuk Süreci Gizlidir: Gizlilik İlkesi
- Arabuluculuk Süreci İradidir: Eşitlik ve İradilik İlkesi
- Arabulucunun Tarafsız ve Bağımsız Olması
- Arabuluculuk Konusu Beyan veya Belgelerin Davada Delil Olarak Kullanılamaması Yükümlülüğü
- Taraflarca yapılan arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuk faaliyetine katılma isteği,
- Uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile sona erdirilmesi için taraflarca ileri sürülen görüşler ve teklifler,
- Arabuluculuk faaliyeti esnasında, taraflarca ileri sürülen öneriler veya herhangi bir vakıa veya iddianın kabulü,
- Sadece arabuluculuk faaliyeti dolayısıyla hazırlanan belgeler.
Arabuluculuk Neticesinde Tarafların Anlaşması
Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaştıkları, anlaşamadıkları veya arabuluculuk faaliyetinin nasıl sonuçlandığı bir tutanak (“Son Tutanak”) ile belgelendirilir. Arabulucu tarafından düzenlenecek bu belge, arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır. Belge taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanmazsa, sebebi belirtilmek suretiyle sadece arabulucu tarafından imzalanır.Arabuluculuk neticesinde taraflar uyuşmazlığın çözümü noktasında bir anlaşmaya varmışsa, arabulucu tarafından bu anlaşmanın tüm unsurları yazılı hale getirilir. Arabuluculuk Kanunu, tarafların üzerinde uzlaştığı konuların yer aldığı belgeyi “anlaşma belgesi” olarak tarif etmektedir. Arabulucu tarafından düzenlenen anlaşma belgesi, taraflar ve arabulucu tarafından imzalanarak hukuki değer kazanır.Arabuluculuk Anlaşmasına İcra Edilebilirlik Şerhi
Taraflar, arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini görevli ve yetkili mahkemeden talep edebilirler. Anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi olmadan da geçerlidir. Ancak, icra edilebilirlik şerhi içeren anlaşma belgesi, mahkeme tarafından verilen bir karar gibi yani ilam niteliğindeki bir belge gibi işlem görür.Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi vermeye yetkili ve görevli mahkeme; dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi olarak belirlenmiştir.Davanın görülmesi sırasında arabuluculuğa başvurulması durumunda ise anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesi, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilir.İcra edilebilirlik şerhi, çekişmesiz yargı işi olup inceleme dosya üzerinden yapılarak şerh konusunda karar verilir. Mahkemenin inceleme yetkisi sadece anlaşma içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlıdır. Mahkemenin anlaşma içeriğini değiştirme, hüküm ekleme veya çıkarma yetkisi yoktur.Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. İcra edilebilirlik şerhinin fonksiyonu arabuluculuk anlaşma belgesine mahkeme kararı (ilam) niteliği kazandırmasıdır. Tarafların avukatları ile birlikte imzaladıkları arabuluculuk anlaşması belgesi kendiliğinden mahkeme kararı gibi bir işlevi yerine getirmektedir.Arabuluculuğa elverişli olan aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme ise mutlaka duruşmalı olarak yapılır.İş Hukukunda Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk Uygulaması
Arabuluculuk Daire Başkanlığı’nın istatistikleri bağlamında zorunlu (dava şartı) arabuluculuk uyuşmazlıkları arasında bir sıralama yapıldığında iş hukuku (işçi-işveren) uyuşmazlıkları, sayısal olarak birinci sırada yer almaktadır. Bu nedenle iş hukuku (işçi-işveren) uyuşmazlıkları bakımından arabuluculuk süreci uygulamada ayrı bir öneme sahiptir.İş Hukukunda Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk
İş hukukunda işçi ve işveren arasındaki kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, maaş(ücret), yıllık izin ücreti, fazla çalışma (fazla mesai) ücreti vb. gibi işçilik alacaklarından kaynaklanan uyuşmazlıklar ile işe iade talepli uyuşmazlıklar, 01.01.2018 tarihinden itibaren zorunlu (dava şartı) arabuluculuk kapsamındadır.İşçi ve işveren, aralarındaki hukuki uyuşmazlığı gidermek için öncelikle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabulucuya başvurmadan iş mahkemesinde açılan iş davaları, “dava şartı yokluğu” nedeniyle usulden reddedilecektir.İşçi ve işveren, iş hukuku ile ilgili hukuki uyuşmazlığın çözümü için bir arabulucu üzerinde anlaştıkları takdirde uyuşmazlığı kendi belirledikleri arabulucu çözmeye çalışır. Taraflar, bir arabulucu üzerinde uzlaşamadıkları takdirde ise uyuşmazlığın çözümü için her adliyede bulunan “arabuluculuk merkezi/bürosu” tarafından listeye kayıtlı arabulucular arasından bir arabulucu seçilerek görevlendirilir.İş hukukunda “dava şartı” olarak kabul edilen arabuluculuğun uygulama alanları şu şekildedir:- a) İşe İade Davalarında Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk:İşe iade davaları, işçinin iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ve kanundaki yasal bildirim sürelerine uyulmaksızın hukuka aykırı biçimde feshedilmesi halinde işçinin işine geri dönmesini sağlayan bir iş davası türüdür. İşçi, iş akdi işveren tarafından feshedildikten sonra işe iade davası açmadan önce uyuşmazlığın çözülmesi için arabuluculuk yoluna başvurmak zorundadır.
- İşe başlatma tarihini,
- Ücret ve diğer hakların parasal miktarını,
- İşçinin işe başlatılmaması durumunda tazminatın parasal miktarını,
- b) Kıdem Tazminatında Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk:Uygulamada “yıpranma parası” olarak da anılan kıdem tazminatı, belli koşulların sağlanması halinde işçiye işyerinde çalıştığı süre boyunca kazandığı kıdeminin karşılığı olarak işverence ödenen tazminattır. Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için aynı işverenin işyerlerinde en az 1 yıl çalışmak ve iş akdinin kıdem tazminatı almaya hak verecek nedenlerle feshedilmesi gereklidir. Kıdem tazminatı hakkı bulunan işçi, alacağını işverenden alamazsa iş mahkemesinde dava açmadan önce öncelikle uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurmak zorundadır.
- c) İhbar Tazminatında Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk:4857 Sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesinde ‘süreli fesih’ başlığı ile ihbar tazminatı tanımlanmıştır. Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gereklidir. Bildirim şartına uymayan taraf bildirim süresine ilişkin ücret kadar tazminat öder. İşte bu ödenecek paraya ihbar tazminatı (bildirim ödemesi) denir. İhbar tazminatı hem işçi için hem de işveren için hak edilebilecek bir tazminat türüdür. Çünkü hem işçinin hem de işverenin fesih öncesi bildirim yükümlülüğü vardır. İhbar tazminatı alacağına hak kazanılıp kazanılmadığı, tazminatın miktarı ve ödeme şekli nedeniyle işçi ile işveren arasında çıkan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmak zorunludur.
- d) Yıllık ücretli izin, maaş (işçilik aylık ücreti veya yevmiye ücreti), genel tatil ücretleri, ulusal ve dini bayram tatil ücretleriiçin de dava açılmadan önce uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulması zorunludur.
Arabuluculuk Yoluna Başvurmak Ücretli Midir?
Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk yoluna başvuran işçi ve/veya işveren başvuru için herhangi bir ücret ödememektedir. Sadece Arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.İş Davalarında Arabuluculuk Başvurusu Nereye ve Nasıl Yapılır?
İşçi ve işveren aralarındaki iş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk siciline kayıtlı bir arabulucu üzerinde anlaşamadıkları takdirde, arabuluculuk bürosu, iş hukuku uyuşmazlığını çözecek arabulucuyu kendisi görevlendirir.Zorunlu (dava şartı) arabuluculuk için başvuru, şu şekilde yapılır:- Arabuluculuk için başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.
- Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür.
- Arabuluculuk bürosu tarafından kendisine gelen başvuru üzerine uyuşmazlığı çözmek için komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden bir arabulucu belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir.
- Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.
- Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, altıncı fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir.
İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk Süreci Ne Kadar Sürer?
Arabulucu, iş hukuku (işçi-işveren) uyuşmazlıklarına ilişkin yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Bu doğrultuda iş hukukundan kaynaklanan ve dava şartı arabuluculuk yoluna tabi uyuşmazlıkların, zorunlu hallerin varlığı halinde en geç 4 (dört) hafta içerisinde sonuçlandırılması gerekmektedir.Arabuluculuk, hızlı ve etkin bir uyuşmazlık çözüm yolu olduğundan uyuşmazlığın süresi içinde çözülememesi halinde dosya kapatılır. Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hallerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir.İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk İlk Toplantısına Katılmayan Tarafın Hukuki Sorumluluğu Nedir?
Arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. Sadece iş hukuku (işçi-işveren) uyuşmazlıklarına ilişkin arabuluculuk süreçlerinde geçerli olmak üzere işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.Arabuluculuğa tabi iş hukuku uyuşmazlıkları ile ilgili bir tarafın arabuluculuk yapılması için başvurması halinde, her iki tarafın da belirlenen ilk toplantıya katılması yükümlülüğü vardır. Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf iş mahkemesinde dava açılması halinde kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin (dava avukatlık ücreti, harçlar, bilirkişi ücreti vb. giderler) tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca ilk toplantıya katılmayan bu taraf lehine avukatlık vekalet ücretine de hükmedilmez.Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır. Yani, her iki taraf yaptığı masrafları ve harçları kendisi öder. Ancak bu halde haklı çıkan taraf lehine yasal avukatlık ücretine hükmedilebilir.İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Ücretinin Ödenmesi
Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti ve diğer tüm masraflar aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Arabuluculuk asgari ücret tarifesi ikinci kısmına göre konusu para ile ölçülebilen uyuşmazlıklarda her iki taraftan toplam uyuşmazlık konusunun asgari %6’sı kadar bir oranla başlayan ve taraflarca eşit miktarda ödenen bir arabuluculuk ücreti söz konusudur.İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücret, işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı dikkate alınarak yine arabuluculuk asgari ücret tarifesinin ikinci kısmına göre belirlenir.Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hallerinde, iki saatlik ücret tutarı Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır.Hemen belirtelim ki, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, iş mahkemesinde dava açılması halinde yargılama giderlerinden sayılır.Arabuluculuk Bürosuna Başvurulması Halinde İş Davalarında Zamanaşımı
4857 sayılı İş Kanunu’nun Ek Madde 3 düzenlemesi gereğince iş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla hangi kanuna tabi olursa olsun, aşağıda belirtilen ücret ve tazminatların zamanaşımı süresi 5(beş) yıldır.- Yıllık İzin Ücreti,
- Kıdem tazminatı,
- İş sözleşmesinin bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat (İhbar Tazminatı),
- Kötüniyet tazminatı,
- İş sözleşmesinin eşit davranma ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat.












