Reşit olmamış küçükler ve kanuni hakları bir sebeple kısıtlanmış kişilere mahkemece atanan yasal temsilciye vasi denir. Ancak bir küçük ya da kısıtlıya vasi atanması, yasal danışman atanması gibi işlemler, vesayet kurumunun birer işlemi olup, hakların korunması ve hukuken temsil edilme aşamasında ortaya çıkan bir kurumdur. Vesayet kurumu ile velayet kurumu çok karıştırılmaktadır. Ancak bu kurumlar birbirine benziyor ise de farklılıkları bulunmaktadır.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olması durumunda,
Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı olması durumunda,
Kötü yaşam tarzı olması durumunda,
Kötü yönetim (mal varlığı) olması durumunda,
Savurgan davranışları olması durumunda,
Hakkında hapis cezası olması durumunda,
Hakkında kısıtlama ve vasi atanması istenebilecektir. Ancak bu durumların bulunduğu hallerde, kişinin kendi talebi ile de vasi atanması mümkündür.
Vasi tayini için Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulmalıdır. Usulen mahkeme yargılama yapacaktır. Yargılama esnasında vesayet altına alınması istenen kişi dinlenecektir. Vesayet altına alınacak kişi dinlenilmeksizin savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Vesayet altına alınması istenen kişi, Adli Tıp Kurumuna gönderilir.
Bunun dışında, vesayet altına alınacak kişinin veya onun anne ve babasının göstereceği kişiler vasi olarak atanabilir. Mahkeme bu hususta tanık dinleyebilir ve diğer yan delilleri de toplayabilir. Yargılamanın sonunda mahkemece vasi tayin edilir.
Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmî defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmî defterin alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca tutulur.
Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hâkim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.
Vasi, kural olarak iki yıl için atanır. Vesayet makamı, bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir. Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. Vasilik görevi, uzatılmadığı takdirde, sürenin dolmasıyla sona erer.
Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için vesayet makamı tarafından belirlenir.
Atanma kararının kesinleşmesinin ardından, vasi ve vesayet makamının görevlendireceği bir kişi defter tutmaya başlar. Defter tutmanın niteliği, vesayet altına alınan küçük ya da kısıtlının mal varlığının yönetimine ilişkindir.
Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur. Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır. Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir.
1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,
2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
4. Ödünç verme ve alma,
5. Kambiyo taahhüdü altına girme,
6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
8. Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
10. Borç ödemeden aciz beyanı,
11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
12. Çıraklık sözleşmesi yapılması,
13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.
1. Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi,
2. Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,
3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
6. Küçüğün ergin kılınması,
7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması,
8. Vasinin belli dönemlerde vereceği rapor ve hesapları incelenmesi; gerekli gördüğü hâllerde bunların tamamlanması veya düzeltilmesini istemek.
Sulh Hukuk Mahkemesi, rapor ve hesapları kabul veya reddeder; gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alır. Bunların dışında, Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’nin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmelidir.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle görevi sona eren vasi, görevinin sona ermesinden itibaren on beş gün içinde vesayet makamına vesayet altındaki kişinin malvarlığının yönetimiyle ilgili son raporunu ve kesin hesabını verir. Son raporda, mal varlığı ile gelir ve giderin her kalemi, niteliği ayrı ayrı gösterilerek yazılır. Son rapora gelir ve giderlere ilişkin olarak hâkimin verilmesini istediği belgeler de eklenir. Kesin hesapta, son rapora ek olarak vasinin atandığı ve görevinin sona erdiği tarihler itibariyle mal varlığının gelir ve gider toplamı ile gelir ve gider farkı ayrı ayrı gösterilir.
Son rapor ve kesin hesap onaylandıktan ve malvarlığı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edildikten sonra, vesayet makamı vasinin görevinin sona erdiğine karar verir. Vesayet makamı, son rapor ve kesin hesabın onaylanması veya reddi konusundaki kararı ile birlikte kesin hesabı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye, tazminat davası açma hakları bulunduğunu da belirtmek suretiyle tebliğ eder. Bu tebliğde vasinin görevine son verildiği de belirtilir.
Vesayet davası, diğer hali ile vasi tayini davası; vesayet altına alınacak kişinin temel haklarını doğrudan etkileyen ve Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen en önemli dava türlerinden biri olduğundan talep, itiraz ve diğer başvuruların bir avukat tarafından yapılması hak kayıplarını engelleyecektir.
Av. Zeynep Dönem Yiğit
VASİ TAYİNİ NEDİR? HANGİ DURUMLARDA UYGULANIR?
Bir kişi hakkında vasi atanması iki durumda ortaya çıkmaktadır. Bu iki durumdan ilki yaş küçüklüğü ikinci durum ise kişinin kısıtlılık halidir. Vasi tayini hususunda kanun amir hükümleri sınırlı sayıda sayılmıştır. Bunların dışında başkaca herhangi bir sebeple vasi tayini yapılamaz. Vasi tayini için sayılan sebeplere uygunluk olmalıdır, bu sebepler oluşmaksızın kişinin rızasının olması halinde dahi vasi tayini mümkün olmayacaktır.1- YAŞ KÜÇÜKLÜĞÜ NEDENİYLE VASİ TAYİNİ
Normal şartlarda, reşit olmayan küçüklerin kanuni temsilcisi velisidir. Ancak küçüğün, herhangi bir sebeple velisi bulunmuyorsa çocuklara kanunen zorunlu olarak vasi atanmalıdır. Örneğin: anne ve babası ölen çocuklar için Aile Hukuku mevzuatı çerçevesinde vasi atanması bu kapsam içerisindedir.2- KISITLILIK HALİNDE VASİ TAYİNİ
Kısıtlanmayı gerektiren haller Türk Medeni Kanununda sayılmıştır. Buna göre kişinin;Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olması durumunda,
Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı olması durumunda,
Kötü yaşam tarzı olması durumunda,
Kötü yönetim (mal varlığı) olması durumunda,
Savurgan davranışları olması durumunda,
Hakkında hapis cezası olması durumunda,
Hakkında kısıtlama ve vasi atanması istenebilecektir. Ancak bu durumların bulunduğu hallerde, kişinin kendi talebi ile de vasi atanması mümkündür.
VASİ TAYİNİ NE ŞEKİLDE YAPILIR? HANGİ YOL İZLENMELİDİR?
Bir kişi hakkında vesayet altına alınma ve vasi tayini talebinde bulunmak için, kişinin yerleşim yerindeki vesayet makamına başvuru yapılması gerekmektedir. Bu hususta Sulh hukuk mahkemesi vesayet makamı olarak tanımlanmıştır ve vesayeti düzenlemekle görevlidir.Vasi tayini için Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulmalıdır. Usulen mahkeme yargılama yapacaktır. Yargılama esnasında vesayet altına alınması istenen kişi dinlenecektir. Vesayet altına alınacak kişi dinlenilmeksizin savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz.
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Vesayet altına alınması istenen kişi, Adli Tıp Kurumuna gönderilir.
Bunun dışında, vesayet altına alınacak kişinin veya onun anne ve babasının göstereceği kişiler vasi olarak atanabilir. Mahkeme bu hususta tanık dinleyebilir ve diğer yan delilleri de toplayabilir. Yargılamanın sonunda mahkemece vasi tayin edilir.
Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmî defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmî defterin alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca tutulur.
Vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, açık artırma ile satılır. Hâkim, özel durumları, taşınırın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir. Vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.
VASİ OLAMAYACAK KİŞİLER
Reşit olmayanlar, kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklı kişiler, haysiyetsiz bir yaşam sürenler ve vesayet altına alınacak kişi ile arasında menfaat çatışması bulunan kimseler vasi olamaz. Bu durumda, vasi adayı gönüllü olsa dahi vasi olmayı engelleyen bir durum söz konusu ise vasi olarak atanamayacaktır. Mahkeme tarafından başkaca bir kişi vasi olarak atanacaktır.VASİNİN GÖREV VE YETKİLERİ
Küçük veya kısıtlı kişi vesayet altına alındıktan sonra vasi atanır. Vasinin en önemli görevi, vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmektir.Vasi, kural olarak iki yıl için atanır. Vesayet makamı, bu süreyi her defasında ikişer yıl uzatabilir. Dört yıl dolunca vasi, vasilikten kaçınma hakkını kullanabilir. Vasilik görevi, uzatılmadığı takdirde, sürenin dolmasıyla sona erer.
Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığından, olanak bulunmadığı takdirde Hazineden karşılanmak üzere kendisine bir ücret verilmesini isteyebilir. Ödenecek ücret, yönetimin gerektirdiği emek ve yönetilen malvarlığının geliri göz önünde tutulmak suretiyle her hesap dönemi için vesayet makamı tarafından belirlenir.
Atanma kararının kesinleşmesinin ardından, vasi ve vesayet makamının görevlendireceği bir kişi defter tutmaya başlar. Defter tutmanın niteliği, vesayet altına alınan küçük ya da kısıtlının mal varlığının yönetimine ilişkindir.
Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur. Vasi, görevini ağır surette savsaklar, yetkilerini kötüye kullanır veya güveni sarsıcı davranışlarda bulunur ya da borç ödemede acze düşerse, vesayet makamı tarafından görevden alınır. Vasinin görevini yapmakta yetersizliği sebebiyle vesayet altındaki kişinin menfaatleri tehlikeye düşerse, vesayet makamı kusuru olmasa bile vasiyi görevden alabilir.
VASİLİKTE VESAYET MAKAMININ İZNİNE TABİ OLAN İŞLER
Vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesidir. Aşağıdaki hâllerde Sulh Hukuk Mahkemesinin izni gereklidir:1. Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,
2. Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,
3. Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,
4. Ödünç verme ve alma,
5. Kambiyo taahhüdü altına girme,
6. Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,
7. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,
8. Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere, dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,
9. Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,
10. Borç ödemeden aciz beyanı,
11. Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,
12. Çıraklık sözleşmesi yapılması,
13. Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,
14. Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi.
VASİLİKTE SULH HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREV VE YETKİLERİ
Aşağıdaki hâllerde Asliye Hukuk Mahkemesi’nin izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir:1. Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi,
2. Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,
3. Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
4. Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
5. Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
6. Küçüğün ergin kılınması,
7. Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması,
8. Vasinin belli dönemlerde vereceği rapor ve hesapları incelenmesi; gerekli gördüğü hâllerde bunların tamamlanması veya düzeltilmesini istemek.
Sulh Hukuk Mahkemesi, rapor ve hesapları kabul veya reddeder; gerektiğinde vesayet altındaki kişinin menfaatini korumak için uygun önlemleri alır. Bunların dışında, Kanunen gerektiği hâlde vasinin yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’nin iznini almadan yapmış olduğu işlemler, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmaksızın yaptığı işlem hükmündedir.
VASİLİKTE VESAYETİN SONA ERMESİ
Vesayet, yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararıyla sona erer. Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine Sulh Hukuk Mahkemesi kişi hakkında verilmiş olan vesayet kararının sona ermesine karar verir. Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir. Ancak, vesayet sebebinin ortadan kalktığına ilişkin yeterli delil mevcut olması gerekir.Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmi sağlık kurulu raporu ile belirlenmelidir.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle görevi sona eren vasi, görevinin sona ermesinden itibaren on beş gün içinde vesayet makamına vesayet altındaki kişinin malvarlığının yönetimiyle ilgili son raporunu ve kesin hesabını verir. Son raporda, mal varlığı ile gelir ve giderin her kalemi, niteliği ayrı ayrı gösterilerek yazılır. Son rapora gelir ve giderlere ilişkin olarak hâkimin verilmesini istediği belgeler de eklenir. Kesin hesapta, son rapora ek olarak vasinin atandığı ve görevinin sona erdiği tarihler itibariyle mal varlığının gelir ve gider toplamı ile gelir ve gider farkı ayrı ayrı gösterilir.
VESAYETİN SONA ERMESİNİN SONUÇLARI
Teslim ile görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son rapor ve kesin hesabı vesayet makamına verecek, malvarlığını da vesayet altındaki kişi, mirasçıları ve yeni vasiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmalıdır.Son rapor ve kesin hesap onaylandıktan ve malvarlığı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye teslim edildikten sonra, vesayet makamı vasinin görevinin sona erdiğine karar verir. Vesayet makamı, son rapor ve kesin hesabın onaylanması veya reddi konusundaki kararı ile birlikte kesin hesabı vesayet altındaki kişiye, mirasçılarına veya yeni vasiye, tazminat davası açma hakları bulunduğunu da belirtmek suretiyle tebliğ eder. Bu tebliğde vasinin görevine son verildiği de belirtilir.
Vesayet davası, diğer hali ile vasi tayini davası; vesayet altına alınacak kişinin temel haklarını doğrudan etkileyen ve Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen en önemli dava türlerinden biri olduğundan talep, itiraz ve diğer başvuruların bir avukat tarafından yapılması hak kayıplarını engelleyecektir.
Av. Zeynep Dönem Yiğit












