KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA SEBEBİ İLE TAZMİNAT DAVASI

TAKİP ET

Kamulaştırmasız El Atma Nedir? Kamulaştırmasız el atma, idareye ait bir kurumun (DSİ, Tedaş, TCDD, belediye vs) , kişinin özel mülkiyetine ait  bir taşınmazına, kamulaştırma usullerine aykırı bir şeki

Kamulaştırmasız El Atma Nedir?

Kamulaştırmasız el atma, idareye ait bir kurumun (DSİ, Tedaş, TCDD, belediye vs) , kişinin özel mülkiyetine ait  bir taşınmazına, kamulaştırma usullerine aykırı bir şekilde “fiilen” ve “bedelsiz” olarak veya fiilen olmasa bile hukuki bir işlemle mülkiyet hakkını sınırlayarak el koymasıdır.

Kamu idaresi tarafından idare lehine yapılacak olan kamulaştırma işlemi, belirli usul ve esaslara dayanmaktadır. Bu işlem için kamulaştırma kanununda öngörülen prosedürlerin tamamlanması gerekmektedir. Kamulaştırma usulü uygulanmaksızın idare tarafından mülkiyet hakkı sahibine hiçbir bedel ödemeden mülkiyet hakkını eylem veya işlemleriyle sınırlama durumu ise kamulaştırmasız el atma durumunu ortaya çıkarmaktadır.

Ancak, idare tarafından, kamulaştırmasız el atma yoluyla mülkiyet hakkına müdahale edildiğinde, idare, mülkiyet hakkı sahibinin müdahaleden kaynaklanan her türlü zararını karşılamak zorundadır.

Kamulaştırmasız el atma iki şekilde gerçekleşmekte olup bu haller; fiili el atma ve hukuki el atma olarak ayrılır.

İdarenin fiili olarak taşınmaza el atma durumu, mal sahibine hiçbir kamulaştırma bedeli ödemeksizin taşınmaz üzerine tesis yahut yapı inşa etmesi ile oluşmaktadır. Örneğin; araziye elektrik direği dikilmesi, ray geçirilmesi vs.

İdarenin hukuki olarak taşınmaza el atma durumu ise, kamusal ihtiyaç ve kamu yararı gerekçelerinin öne çıkması ile  taşınmaz üzerinde bir karar alınması şeklinde ortaya çıkar. Özel mülkiyete konu bir taşınmazın ilgili idarece imar değişikliğine konu edilerek rekreasyon alanı olarak belirlenmesi örnek gösterilebilir.

Kamulaştırmasız El Atma Hali Mevcut İse Ne Yapılabilir?

Kamulaştırmasız el atma halinde kamu kurumu, Kamulaştırma Kanununa uygun hareket etmeden, bireyin taşınmazını elinden almış olması sebebiyle kanunsuz bir harekette bulunmuş durumundadır. Bu bakımdan açılan davalar, mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır (YİBGK-K.1959/15).

Fiili veya hukuki el atılan taşınmazın bedelinin idareden tahsil edilebilmesi için, taşınmazın tapuya kayıtlı olması ve bedel/tazminat davasının tapu sahibi tarafından açılması gerekmektedir. Burada dikkat edilecek husus bedel ve tazminat konusunda mal sahibi tarafından davanın ikame edilmesidir. Bu durum, normal kamulaştırma davalarında bedel tespitinden ayrılmaktadır. Öncelikle, idare tarafından özel mülkün kamulaştırılması hususundaki dava ve işlerden ayrık tutulmalıdır. Bu davalar yalnızca ilgili idare tarafından açılmaktadır.

Yukarıda saydığımız hallerde, tapu malikine ait taşınmaz üzerinde, idare tarafından bir yapı veya tesis, yol, enerji hattı, kanal vs gibi yapılar inşa edilmiş ve bunun öncesinde malik ile gerekli kamulaştırma prosedürü uygulanmamış ise bedel tespiti ve tazminat davası açılabilecektir. Bununla birlikte, işbu dava ilgili kuruma yöneltilecek ve malik tarafından ya da mirasçıları tarafından açılabilecektir.

Kamulaştırmasız El Atma Sebebi İle Tazminat Davasında Şartlar

Kendisine herhangi bir uzlaşma prosedürü uygulanmaksızın, taşınmazına el atma yapılan malik, dava açmadan önce, Kamulaştırma Kanunu gereği gerekli uzlaşma prosedürünün uygulanması hususunda kuruma başvuru yapmalıdır.

Önemle belirtmeliyiz ki; her ne kadar Kamulaştırma Kanunu gereği 1956-1983 tarihleri arasında gerçekleşen el atmalar haricindeki tüm el atma durumlarında dava yoluna gidilmeden önce uzlaşma için idareye başvurma zorunluluğu bulunmadığı lafz olunmuş ise de, yargılamanın seyri ve toplanacak bir delil olması sebebi ile davacının iddialarını ispatlaması için önem arz ettiğinden kuruma başvuru yapılması gerekliliğinin bulunduğu kanaatindeyiz.

Yani 1983 tarihi sonrasında meydana gelen fiili el atmalardan kaynaklanan kamulaştırmasız el atma davalarında uzlaşma dava şartı değildir. Ancak kanunda belirtilen (9.10.1956 tarihi ile 4.11.1983 arası) tarihler arasında yapılan el atmalar için idareye başvurma zorunluluğu bulunmaktadır.

Taşınmazına el atılan malik, taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya tesis hakkında, bu muhdesatların değerlerinin belirlenmesi ve tarafına ödenmesi hususunda kuruma başvuru yapacaktır. Bu başvuru kurumca 6 ay içerisinde değerlendirilmeli ve hak sahibine bildirilmelidir. Bu bildirim süresinin bitimi beklendikten sonra dava açılmalıdır.

Ayrıca, kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma durumlarında, taşınmaz malikinin özel mülkiyeti üzerinde bir el atma durumu söz konusu olduğundan ve mülkiyet hakkı Anayasal güvence altında olduğundan, bu davaların açılması için herhangi bir zaman aşımı yahut hak düşürücü süre bulunmamaktadır.

Kamulaştırmasız El Atma Davasında Değer Tespiti

Usulen dairesinde verilmiş bir kamulaştırma kararı olmadan ve bedeli ödenmeden taşınmazına el konulan kimse, ilgili kamu tüzel kişisi aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, değer karşılığının verilmesini de isteyebilir. Kamulaştırmasız el koyma nedeniyle ister el atmanın önlenmesi davası isterse yer bedeli veya tazminat ya da ecrimisil davası açılmış olsun, davacının iddiasının araştırılması bilirkişi incelemesine bağlıdır.

Bu noktada, bilirkişilerin taşınmazın değerinin tespitine ilişkin değer biçme esaslarını düzenleyen herhangi bir yasal düzenleme mevcut değildir. Ancak, öteden beri Yargıtay İçtihatlarında kamulaştırma hukukunda olduğu gibi, kamulaştırmasız el atma davalarına da kamulaştırma davalarındaki değer biçme esasları uygulanır. Bu kriterlere de, Kamulaştırma Kanunu’nun 11. maddesinde yer verilmiştir.

Bu halde, yargılamanın sonuca ulaşması hususunda en önemli delil bilirkişi incelemesi olacaktır. Taşınmazın cins ve nevinin, yüzölçümünün, kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurların, her unsurun ayrı ayrı değerinin, kamulaştırma tarihindeki resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerinin ve özellikle yapılarda resmî birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarının ve yıpranma payının, ayrıca bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçülerin esas alınarak bedelin takdir edilmesi gerekmektedir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Fiili el atmada görevli ve yetkili mahkeme gayrimenkulün bulunduğu yer ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİDİR.

Hukuki el atmada görevli ve yetkili mahkeme İDARE MAHKEMELERİDİR. Hukuki el atmalarda idareye hukuken el attığı yeri kamulaştırması için 5 yıllık süre tanınmıştır. Bu süre içinde idare tarafından kamulaştırma işlemi yapılmadığı hallerde taşınmaz malikleri idari yargıda tazminat davası açmalıdır.

Kamulaştırmasız El Atma Sebebi ile Tazminat Davası, mülkiyeti değiştiren, taraflar açısından oldukça büyük risk taşıyan taşınmazın aynına, yani mülkiyet hakkına ilişkin bir dava çeşidi olduğundan mutlaka bir avukat danışmanlığı vasıtasıyla takip edilmelidir.

Av. Zeynep Dönem Yiğit

 

 

Av. Zeynep Dönem Yiğit KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA SEBEBİ İLE TAZMİNAT DAVASI Turgutlu Avukat Zeynep Dönem Yiğit